ÖĞRENCİLERİN ENGEL DURUMLARINDAN DOLAYI YAŞADIKLARI ZORLUKLAR

 

Adil Karlıbel Özel Eğitim İlkokulu öğrencilerinden yaşamlarında zorlandıkları bir anı yazılması istendi. Öğrencilerimiz yazı yazarken kendilerini ifade etmekte zorlandıkları için veli ya da öğretmenleri öğrenciler ile sohbet ederek anıları not almış ve sonrasında öğrencinin dilinden yazıya dökmüştür.


Emin'in anısı

Merhaba arkadaşlar. Ben Emin Talat. 10 yaşındayım ve 3. Sınıfa gidiyorum. Sınıfımın biricik öğrencisiyim. Neden mi? Anlatayım sizlere.

                7 yaşına girdiğim yıl ilk kez  bir okula gideceğimi öğrendim. Ana sınıfı eğitim alamadım ve okulun nasıl bir şey olduğunu çok merak ediyordum. “Okul nasıl bir yer, orada kimler var ben ne yapacağım?” diye. Kayıt günü Azime annem ve kardeşim Ada ile okula gittik. Müdür yardımcısı olduğunu sonradan öğrendiğim İlker Hoca yanımıza bir öğretmen çağırdı ve Seyhan Hocam Emin Talat sizin öğrenciniz hayırlı olsun dedi. Öğretmenim bana merhaba dedi. Burada seninle çok güzel bilgiler öğreneceğiz, oyunlar oynayacağız, seninle iyi bir ekip olacağız. Hoş geldin okulumuza dedi ve elini uzattı. İşte o an güven duydum ve şöyle dedim; Evet okul çok iyi bir yermiş.

                Okulumu ve öğretmenimi çok sevmiştim. Çok güzel vakit geçiriyordum. Tabi okulda kurallar vardı. Kalem tutamıyor, boyama yapamıyordum. Zil çalınca sınıfa girilip tekrar çalınca teneffüse çıkacağımı bilemiyordum. Öğretmenim her teneffüs yanıma gelip beni sınıfa çıkarıyor ve yapmam gerekenlerin neler olduğunu tek tek defalarca anlatıyordu. Bu şekilde çoğu şeyi öğrendim. Ama en büyük sıkıntım arkadaşımın olmamasıydı. Aslında arkadaşlık tam olarak ne olduğunu hiçbir zaman bilmemiştim. Çünkü benim hiç arkadaşım olmamıştı. Parkta kimse benimle oynamamış, dışarıda hiç arkadaşım olmamıştı.

                Bir gün öğretmenim dedi ki; Emin bu gün sınıfımıza bir kişi daha gelecek yani bir arkadaşın olacak dedi. Çok sevindim ama beni nelerin beklediğini neler olacağını bilmiyordum. Arkadaşımın adı Yunus’tu. Konuşamıyordu. Almanya’dan gelmişti. Birbirimizle konuşamıyorduk ama iyi anlaşıyorduk. O benim ilk arkadaşımdı. Yunus’u anne ve babası okula getiriyordu ama benim anne ve babam yanımda değildi. Azime annem de yanımdan ayrılmıştı. Neden böyleydi?  Beni babaannem ve dedem büyüttü. Yunus annesini görünce koşardı, sarılırdı. Onlara bakar anne ve babamı hayal ederdim. Yunusun annesi Yunus’a ne alırsa aynısından bana da alırdı. Ben de düşündüklerimi unutur hediyelerin mutluluğuyla oyunlarıma devam ederdim. Yunus benim en iyi arkadaşım olmuştu. Ama yine olan oldu. 1. Sınıfın sonunda Yunus Almanya’ya geri döndü ve ben yine sınıfımda tek kaldım.

                2. sınıfa geçmiştim artık. Okulu çok seviyordum çünkü okulda çok eğleniyordum. Hafta sonları olduğunda bir an önce pazartesi olsun da okula gideyim diye bekliyordum. Okulda gezmelere gidiyor yeni şeyler öğreniyordum. Ama yine eksik olan bir şey vardı. Arkadaş. Neden benim yine hiç arkadaşım yoktu? Neden kimse gelmiyordu? Arkadaşsız bir şekilde 2. Sınıfı da bitirdim.

                3. sınıfa başladım. Yine sınıfımda tek öğrenciydim. Öğretmenim sadece benimle ilgileniyordu ve bu benim çok hoşuma gidiyordu. Bir gün sınıfımıza bir arkadaş geldi. Adı Gülsüm’dü. Onun da benim gibi annesi ile babası yanında yoktu. Denizli’den gelmişti. Gülsüm çok iyi bir kızdı. Okuma yazma bilmiyordu. Öğretmenim ona öğretirken biraz kıskanıyordum ama olsun, onun da öğrenmesini istiyordum. Sonra Arda geldi. 3 kişi olduk sınıfta. İlk başta onları çok kıskandım. Arkadaş böyle bir şey miydi? Öğretmenimi neden paylaşmak zorundaydım? Bunların cevabını bilmiyordum ama zamanla onlarla oyun oynamak vakit geçirmek çok hoşuma gitmeye başladı. Ben onlara okulun kurallarını öğretiyor ve öğretmenimin yardımcısı olmuştum.

                Böyle günler geçiyordu. Sonra bir gün çok farklı bir şey oldu. Öğretmenimiz dedemleri aradı. Ankara gezimiz var öğrenci ve veli katılımı ile yapıyoruz, katılmak ister misiniz? Dedi. Dedem de biz katılamayız deyince çok üzüldüm. Çünkü Ankara’ya gitmeyi Anıtkabir’i görmeyi çok istiyordum. Sonra öğretmenim yine aradı. Eğer izniniz olursa Emin’i ben götüreceğim dedi. O kadar mutlu oldum ki anlatamam. Ama sonra covid başladı. Ben geziye zaten gidemedim de okula da gidemiyordum artık. Sonrasında 3. Sınıfı tekrara kaldım salgın nedeniyle. Arkadaşlarım 4. Sınıfa geçtiler. Ben yine sınıfımın ve öğretmenimin tek öğrencisiyim. Yine arkadaşım yok yine yalnızım. Bu durum ne zamana kadar sürer bilmiyorum.





Ahmet'in anısı

Merhaba ben Ahmet. 11 yaşındayım. 4. Sınıfa gidiyorum. Ben özel eğitim öğrencisiyim. Yani özel bir öğrenciyim. Benim öğretmenlerim, ailem ve çevremdeki kişiler bana daha özenli davranırlar. Hayatta karşılaştığım şeylere bazen anlam veremem. Ama aile ve öğretmenlerimin desteğiyle her şeyin üstesinden gelirim.

Ben şimdi sizlere yaşamımda beni en çok zorlayan bir durumdan bahsedeceğim. Babamın mesleği gereği sürekli taşınmak zorunda kalıyoruz. Ben ilkokula başladığım yıldan itibaren neredeyse her yıl taşınmak zorunda olduğumuz için 1, 2, 3,ve 4. Sınıfları hep farklı şehir ve okullarda okumak zorunda kaldım. Oysa ben hayatımdaki değişiklikleri çokta sevmiyorum. Ben zaten okuluma, öğretmenlerime, çevreme çokta kolay alışamıyorum aslında. Alışmak için çaba gösteriyorum, uğraşıyorum. Ailem ve öğretmenlerim bana çok destek oluyor ama hemen alışamıyorum. Arkadaşlarıma, öğretmenlerime alışma sürecim, sınıfa adapte olma zamanım oldukça uzuyor. Tam alıştım derken de yine başka yerlere gidiyoruz. Zaman zaman bu durum beni oldukça zorladı.

Son olarak 4. Sınıfa geçmiştim ve yine farklı bir şehre taşınıp, farklı bir okula kaydolmuştum. Burada beni neler bekliyor, nasıl sınıfım olacak, öğretmenlerim nasıl olacak, acaba arkadaşlarımla anlaşabilecek miyim? diye düşündüm. Ama beni daha zorlu süreçlerin beklediğini hiç bilmiyordum. Ben özel bir öğrenciyim. Sınıflarımızda da genelde öğrenci sayısı az olur. Ama ilk kez böyle bir durumla karşılaştım. Sınıfımda benden başka kimse yoktu. İki öğretmenim ve bir de ben vardım. Ben beraber oyunlar oynayacağım arkadaşlar hayal etmiştim. Aslında iki arkadaşım daha varmış ama covidden dolayı onlar okula gelmiyorlarmış. O yüzden onlarla hiç tanışamadım. Bu durum beni oldukça üzdü ve zorladı. Umarım bundan sonra her şey yolunda gider.





Gizem'in anısı

Ben Gizem. 8 yaşımdayım ve 1. Sınıfa gidiyorum. Ben yürüyemiyorum, tekerlekli sandalyedeyim. Bundan dolayı da dışarıya çıktığımda herkes bana bakıyor ve çok rahatsız oluyorum. Neden herkes bana bakıyor ki, onlar da benim gibi olabilirlerdi. Ama sanki bunu hiç düşünmüyorlar. İşte bu yüzden de ben dışarıya çıkmak, kalabalıkta dolaşmak istemiyorum. Annemle babam bir yerlere gidelim dediğinde tenha olan yerlere gitmek istiyorum, oralarda daha da rahat ediyorum.

            Bir de benim 3 tane ablam var. Onları çok ama çok seviyorum. Onlarla oyun oynamayı da çok seviyorum. Ama onlarla bazen uyumlu olamıyorum, üzülüyorum. Bazen de küsüyorum. Bunlar ben yürüyemediğim için oluyor biliyorum. Eğer yürüyebilseydim onlarla parka giderdim, top oynardım. Yürüyüşe çıkar, gezer, her istediğimi yapardım. Sabahları anneme sürpriz kahvaltı hazırlardım; annemi, ablalarımı öperek uyandırırdım. Fırına gidip sıcak ekmek, simit alırdım. Ablalarım gibi ip atlardım. Annem pazara giderken elini tutup giderdim, poşetlerini de ben taşırdım. Anneme her şeyde yardımcı olurdum.

            Hep oturmaktan çok sıkılıyorum. Keşke birazcık yürüyebilseydim. Kendi tuvaletime kendim gider, kıyafetlerimi kendim giyerdim. Annem de zorlanmazdı. Keşke yürüsem de elbise de giyebilsem, giyemiyorum. Çünkü sürünerek hareket edebildiğim için zorlanıyorum. Takılıyor hareketimi kısıtlıyor. Bundan dolayı giyemiyorum.

            Bir de en çok istediğim şeylerden biri; okulda parka çıktığımızda hep birilerini ya da boş salıncağı sallıyorum. Bazen de beni salıncağa oturtup sallıyorlar ama çok zor oluyor. Keşke tekerlekli sandalyemle tek başıma sallanabilseydim. Ne güzel olurdu.

            Offfff  yaaaa….   Çooook zor….. Herkes gibi ben de yürüyebilsem keşke. Ama annem ile babam bunları duymasın öğretmenim, üzülürler. Ben sadece size anlatıyorum. İnşallah ben de bir gün yürürüm. Sizi çok seviyorum öğretmenim.



Gülperi'nin anısı

Ben Gülperi , 9 yaşındayım , Adil Karlıbel Özel Eğitim İlkokulu 1. sınıfa gidiyorum.

            Ben eğitim – öğretim dönemim boyunca çok okul değiştirdim. Nedenini ise hiç anlamadım.1. sınıftayım ama 4 yıldır okula gidiyorum ve bu benim 3. Okulum. Tabi bu süreçte bir sürü öğretmenim ve arkadaşlarım da oldu. Hiç birine alışamadan başka okula – başka okula… sürekli gezindim.

            Okul değiştirme sürecimde bir okulumdaki olayı hiç unutmuyorum. 1. Sınıfa gidiyordum yine; ama başka bir okuldaydım. Bir sürü arkadaşım vardı sınıfta. Arkadaşlarımın oynadığı oyunlar, konuşmaları, yaptıkları bana çok karışık geliyordu. Onları bir türlü anlamıyordum. Ben de onlar gibi oynamak, onlarla sohbet etmek istiyordum. Ama onlar beni oyunlarına hiç almadı benimle konuşmadı.

            Bir gün yine arkadaşlarım oyun oynuyor ve çok eğleniyorlardı. Bir tanesi gözlerini kapatıp sayı sayıyor, diğerleri bir şeylerin arkasına girip saklanıyor, sonra sayı sayan gözlerini açıyor etrafına bakınıyordu. Saklananlar da koşarak geliyor duvara ellerini vuruyorlardı. Onları gördükçe ben de oynamak istedim, söyledim. Beni her zamanki gibi yine oyunlarına almadılar. Ben de ağlamaya başladım. Teneffüsteydik. Teneffüs bitti ama benim ağlamam bitmedi. Zil çaldı herkes derse girdi ama ben girmedim ve hala ağlıyordum. Sonra sesler duymaya başladım. Gülperi diye bana biri sesleniyordu. Bu öğretmenimin sesiydi. Ben de öğretmenimin yanına gittim. Ne oldu neden ağlıyorsun dediğini hatırlıyorum. Başka da bir şey hatırlamıyorum. Bana bir şeyler anlattı ama ben hiç birini anlamadım. Biraz konuştu konuştu …. Sonra “iyi misin?” dedi. İyiyim dedim. Ama neden iyiyim. Öğretmenim ne demişti? Ben nasıl iyi olmuştum? Nasıl ağlamam bitmişti bilmiyorum. Bu günden sonra da farklı bir şey olmadı. Arkadaşlarım yine benimle oynamadı ve benle konuşmadı.

            Aradan biraz zaman geçti. Babam okula gelmiş öğretmenimle konuşuyordu. Neden konuşuyorlardı? Ne olmuştu? Sonra babam beni aldı ve bazı yerlere götürdü. Oralarda bana sorular sordular ve benim yine okulum değişti. Şimdiki okuluma geldim. Burada çok arkadaşım yok. Sınıfımda 5 kişi ve iki öğretmenim var. Arkadaşlarımla oyunlar da oynuyorum, onlarla sohbet edebiliyorum. Bu okulumdan ayrılmayı hiç istemiyorum.










Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NİSAN AYI DEĞERLENDİRME RAPORU

AKROSTİŞ ŞİİR ÇALIŞMASI

AKROSTİŞ ŞİİR ÇALIŞMASI BAŞLIK SEÇİMİ